karşılıksız aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karşılıksız aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2012 Pazar

Korean Style :)



Öncelikle şunu söylemeliyim ki film dizi yelpazem çok geniştir. İzlediğim şeyleri kategorize etmek oldukça zor. Çünkü belirli bir tarzım yok :) Fantastik de izlerim drama da. Aksiyona bayılsam da romantizmden vazgeçemem. Zekâ üzerine kurulu şeyleri es geçmem ama ağlak şeylerden asla kaçamadım. Tek bir sınırım var. Korku…

Yelpazem Amerika’da açılır, Güney Kore’ye kadar uzanır. Zorlamayla başladığım Kore dizileri hayatımı değiştirdi diyebilirim. Arkadaşıma verdiğim “sadece bir diziyi bitiririm ve bir daha Asyalılar hakkında konuşmazsın” sözü yeni bir dünyaya girmemi sağladı. Şimdi yazdıklarımı okuyunca abarttığımı düşünüyorsunuz ama sadece bir buçuk yıl önce ben de sizin gibi önyargılıydım. Bırakın Asyalıları çekik gözlü Türklerden bile haz etmezdim. Şimdi onlara olan aşkımı anlatamam :))

Kimler İzlesin?

Her türden dizi film bulabilmenize rağmen benim tavsiyelerim daha çok romantik-drama, romantik-komedi ve romantik-aksiyon tarzında olacak. Her bölüm birer saat. Ama bir şey için hazırlıklı olun! Bittiği zaman büyük bir boşluğa düşüp başrolleri özleyeceksiniz.

Başlangıç için “Personal Taste” idealdir. Bu dizi inanılmaz komik olmasının yanı sıra hayatını kariyerine adamış bir adamın gerçek aşk için hırsından feragat edişini gözler önüne seriyor. 16 bölümlük çerez gibi izleyebileceğiniz bir dizi. Şimdiye kadar izlettiğim ve negatif yorum aldığım kimse olmadı. Herkes bayıldı ve dahası, ağlayanlar biliyorum. Tabii N’yi saymazsak. Kendisi bitirmedi diziyi. Romantik şeyler S’nin tarzı olmadığı için onu bu durumun dışında tutuyorum.

“Love Rain” için ne desem ki? O kadar muhteşemdi ki kullandığım kelimeler dizinin güzelliğini anlatmaya yetmez. Benim için ENdir. Konusu ise; 1970’lerde büyük bir aşk yaşayarak ayrılan çiftin çocuklarının günümüzdeki aşkı. Yer yer karnınıza ağrılar sokarak güldüren dizi, yeri geldiğinde ağlatıyor. İlk 4 bölümü geçmişi sonraki 16 bölümü günümüzü anlatmak üzere toplamda 20 bölüm.

“City Hunter” ise babasının intikamını almak için yıllardır kendini yetiştiren bir gencin aşık olmasıyla ve ailesiyle ilgili gerçekleri öğrenmesiyle değişen dünyasını anlatıyor. Zekice kurgulanmış aksiyon dolu bu dizi aynı zamanda romantizm, drama ve komedi de içeriyor. 20 bölüm.

Film konusuna gelirsek “A Moment to Remember” favorimdir. O kadar ağladım ki oda arkadaşlarım bana bir şey olmuş zannetmiş. Bir unutkanlık sebebiyle tanıştığı aşkını aynı sebeple kaybeden bir kadınının ve sevdiği kadının son anına kadar yanından ayrılmayan bir adamının aşkını anlatan bu filmi Özcan Deniz’in kopyaladığı “Evim Sensin”den dolayı duymuş olabilirsiniz. Gerçi bu da ayrı bir konu. En kısa zamanda bu iki filmi kıyaslayan bir yazı yazacağım.

Peki bu listeye“More Than Blue” eklenmez mi? Filmimiz lisedeyken tanışıp aynı evde yaşayan iki yakın arkadaşın ilişkisini anlatıyor. Ev arkadaşına platonik aşk beslerken hayatın son günlerini ona eş bulmaya harcayarak geçiren bu düşünceli arkadaş sizi çok ağlatacak.

Boys Over Flowers, Gentleman’s Dignity, Goong, King 2 Hearts, My Girl, Playful Kiss, Posedion, Heartstrings şeklinde uzayan listeme daha sonra devam edeceğim. Ayrıca önerileriniz olursa mutluluk duyacağımı da belirtmeliyim.

İyi seyirler :))

G


2 Aralık 2012 Pazar

Onun Aşkı Bana XL



Bazen insanları hayatımıza o kadar almak isteriz ki gözümüzde çok büyütürüz. Yanlışlarını kusurlarını görmek istemeyiz. Hele ki hislerimiz kontrolsüz bir şekilde derinleştiyse, arkadaşlarımızın görüşlerini bile istemeden de olsa kulak arkası ederiz. O insanı nasıl görmek istiyorsak öyleymiş gibi davranırız.

O kadar hayal kurarız ki bazen hayalini kurduğumuz şeyleri yaşamış gibi hissederiz. Onun bir bakışına derin anlamlar yükleyip, ağzından çıkan her sözü itinayla dinleyip aslında hiç ilgilenmiyormuş gibi yaparız. Biri onun adını andığında sanki dünya durur; yanında başka ismi duyduğunuz zaman da bir anda tersine dönmeye başlar. Çevresindeki herkes ondan hoşlanıyormuş da kimse onu rahat bırakmıyormuş gibimize gelir. Çok sevdiğimiz birini onun yanında görünce kinlenip bir anda düşman oluruz.

Eğer buraya kadar yazdığım her şey sizin de başınıza geldiyse; siz de benim gibi platonik aşıksınız. Hem de körü körüne. Söyleyeceklerim daha bitmedi. Umuyorum buradan sonra yazacaklarım sizin için geçerli değildir.

Ya adını duyunca kalp atışlarımızın hızlandığı, durduğu ya da yavaşladığı o tek kişi bizim sevgimizin bir damlasını bile hak etmiyorsa?

Benim hikayem böyle devam ediyor. On tane gönlünüz olsa bir tanesini bile vermeyeceğiniz biri belki de. Ama ben tek gönlümü ona verdim… Gereksiz egoist, fazla kibirli, çevresindeki herkesi yönetebileceğini düşünen kadın düşmanına! Sesini duyduğumda büyülendiğim insanın aslında hiç de hayal ettiğim gibi biri olmadığını öğrendim dün. Daha doğrusu her gün kendime söylediğim ama içten içe inanmadığım ya da bir türlü kabul etmek istemediğim gerçekle karşılaştım. Aslında böylesi daha iyi oldu. Peki neden canım bu kadar acıyor? Arkadaşlarımın bana anlattığı hikayeler neden şimdi gerçekçilik kazanmaya başladı? Henüz bu sorulara cevap bulamadım. Fakat başka şeylerin farkına vardım!

Açıkçası mütevazi olamayacağım. Arkadaşlarım arasında sevilen, sözü geçen biriyimdir. Bir buçuk yıldır neden kalbime söz geçiremedim bilmiyorum ama ben değerli biriyim. Bu zamana kadar değer verdim ve gerçekten değer gördüm. Neden değersiz biri için değersiz hissedeyim! Çevremdeki insanlar beni gerçekten seviyorlar ki dün bu olayları öğrendiğimdeki ve sonrasındaki tutumlarıyla bunu kanıtladılar.

Tabi ki hemen geçmeyecek. Tabi ki her Göksel-Uzaktan çıktığı zaman o gelecek aklıma. Tabi ki onu gördüğümde dünya duracak. Ama artık daha hızlı ve ileriye dönmeye başlayacak. Çünkü durduğunda ya da geriye döndüğünde o kadar çok şey kaybettim ki şimdi onları tekrar kazanmalıyım.

Bunca yıllık platonik aşk tecrübelerime dayanarak bir iki laf da siz takipçilerimize söylemek istiyorum… Eğer birisinin yanında değersiz hissediyorsanız; orda işiniz yok! Eğer arkadaşlarınız size “sana göre değil” diyorsa; haklılık payları olabilir. Çünkü onlar olayları duyguyla değil mantıkla değerlendiriyor. Sizin görmek istemediklerinizi görüp, duymak istemediklerinizi duyuyorlar.

Vee son olarak eklemek istediğim bir şey daha var. Ben bugüne kadar ilişkiler konusunda hiç yanılmadım. Arkadaşlarıma hep harika tavsiyeler verdim. Dediklerimi yapmayanlar pişman olup “haklıymışsın!” dediler. Ama derseniz ki madem öyle sen niye ters köşeye yattın. O sorunun da cevabını hala aramaktayım…

G